Son zamanlarda nitelikli kahve kavurmayı araştırmaya kafayı taktım. Tesadüfen Vietnamlı bir kavurmacı hakkında bir yazı okudum ve not almadan edemedim. 9 Minutes to Miracle kavurma evinin baş kavurmacısı Phạm Thanh Tùng yaklaşık 5 yıldır bu işi yapıyor ve bütün gününü topu topu 40 m2 kadar bir kavurma atölyesinde geçiriyor.
Beni en çok etkileyen, mesleğini anlatış biçimi oldu: Kahve kavurmak, sıradan yeşil çekirdekleri bir fincan nitelikli kahveye dönüştürmek için ateşi ve havayı ustalıkla yönetmektir. Çekirdeklerin nitelikli kahve etiketini alabilmesi için Dünya Nitelikli Kahve Derneği'nin (SCA) standartlarını karşılaması gerekiyor. Bunun için kusurlu çekirdek sayısı az olmalı, tadım puanı da 80 ile 100 arasında olmalı.
Saklama aşamasıyla ilgili de yeni şeyler öğrendim. İthal edilen çekirdekler darbeye, neme ve küfe karşı dört kat torbaya sarılıyor. Son katman ise yeşil çekirdeği korumak için standartlara uygun bir Grain Pro torbası. Tùng her gün yaklaşık 17 parti kavuruyor ve her partinin miktarı siparişlere göre değişiyor.
Vietnam'da gençler nitelikli kahveyle ancak son 7-8 yılda ilgilenmeye başladı, ama bence gerçekten hızla büyüyor. Siz de merak ediyorsanız evinize yakın bir kavurma evi bulun, biraz taze kavrulmuş çekirdek alın ve kahvenizi iyice yavaş demleyin. Tadı sıradan kahveden bambaşka.
Kaynak: VnExpress
Daily Coffee News, Roast dergisinin Oregon eyaletinin Portland kentinde, Salmon Street üzerindeki The Redd'de düzenlediği 2026 Roast Summit için bir fotoğraf denemesi yayımladı. İki günlük etkinlik tükendi ve kavurma, yeşil kahve ve ekipman alanından yüzlerce kişiyi bir araya getirdi. Kahve molaları, öğle yemeği ve akşamları happy hour ile pub turu da vardı.
Konuşmalarda Caffè Amouri'den Nicki Amouri, yükleme sıcaklığı ve dönüş sıcaklığı gibi değişkenler üzerine yaptığı deneyleri paylaştı. Guilder Coffee'nin sahibi Laila Ghambari, kafe ve kavurma evlerinin nasıl daha kârlı hale getirilebileceğini anlattı. La Minita Coffee'den Scott Merle ise işleme yöntemlerinin fincandaki lezzeti nasıl değiştirdiğini gösteren bir tadım oturumu yönetti.
En çok sevdiğim kısım açık hava bölümü oldu: San Franciscan, Loring, Diedrich ve Sivetz'in üretim kavurucularında ve Roest, Aillio, Nucleus Link ile Ikawa gibi numune kavurucularda canlı kavurma gösterileri yapıldı. Farklı makinelerin yan yana çalışmasını görmek, başka türlü pek mümkün değil.
Roast Summit 2020'de Portland'da başladı, sonrasında Seattle, Chicago çevresi ve Melbourne'de düzenlendi. Bir sonrakinin 2 ve 3 Mart 2027'de Melbourne'de yapılması planlanıyor. Bir gün katılmayı çok isterim, çünkü bu tür uygulamalı etkinlikler teknik kâğıtları okumaktan çok daha faydalı görünüyor.
Kaynak: Daily Coffee News, Roast aracılığıyla
Forbes Belgique'in beni mutlu eden bir yazısına rastladım: Belçika, son katılımından altı yıl sonra Dünya Kahve Kavurma Şampiyonası'nı kazandı. Unvanı 27 Haziran 2026'da Brüksel'deki World Coffee fuarında, diğer ülkelerin ulusal şampiyonlarını geride bırakan Benjamin Brassart aldı.
Beni etkileyen şey onun yolculuğu oldu. Yaklaşık iki yıl önce ortağı Benoît Desmaretz ile birlikte Anderlecht'in sanayi bölgesinde Boo Coffee Roasters'ı kurdu. Sorumlu üreticilerle çalışan küçük bağımsız bir kavurma atölyesi dünyanın zirvesine ulaştı. Küçük girişimlere inanmak istiyor insan.
Yazıda iki uzman da konuşuyor. OK Coffee Studio'nun kurucusu Thomas Wyngaard, bu unvanın özel kahvenin Belçika HORECA sektöründe (otel, restoran ve kafeler) daha fazla duyulmasını sağlayacağını düşünüyor. İthalatçı Efico'nun özel kahve kolu Cuprima'dan Maxime Lemploy ise bu kahveyi slow food hareketiyle ilişkilendiriyor: nadirlik, özgün tat ve izlenebilirlik.
Birkaç rakam durumu daha iyi görmeye yardımcı oluyor. Özel kahve dünya pazarının yalnızca yaklaşık yüzde 2'sini oluşturuyor, ama diğerlerinden çok daha hızlı büyüyor. Specialty Coffee Association'ın bir anketine göre ABD'de yetişkinlerin yüzde 47'si bu kahveyi her gün içiyor; geleneksel kahvede bu oran yüzde 42. Belçika'da güvenilir tüketim verileri yok, ama Brüksel, Antwerp, Gent ve Valonya'da kahve dükkânları açılmaya devam ediyor.
Wyngaard, pazarın çok ucuz kahve ile üstün kalite arasında kutuplaşacağını ve ortada giderek daha az yer kalacağını öngörüyor. Bana göre bu iyi bir hatırlatma: bir madalyonun arkasında, fincanımıza neyin ulaşacağına karar veren kavurucuların, ithalatçıların ve üreticilerin oluşturduğu bir ekosistem var.
Kaynak: Forbes Belgique
Okinawa Şehri'nde "Mame Porepore" adlı kahve dükkânını işleten Yoshiyuki Nakamura'nın (47) Japonya Kahve Kavurma Şampiyonası'nı kazandığı haberini okudum. Aralık 2025 ile Ocak 2026 arasında düzenlenen bu kavurma yarışmasında üçüncü kez birinci olmuş, bu da yarışmanın tarihindeki en fazla şampiyonluk sayısı.
Yarışma, yeşil çekirdekleri belirlenmiş bir kavurma makinesinde kavurma becerisini ölçüyor. Çekirdekler yarışma günü açıklanıyor ve jüri üç noktaya bakıyor: çekirdeklerin analizi, kavrulmuş kahvenin kalitesi ve sonucun, yarışmacının önceden ilan ettiği tada ne kadar yakın olduğu. Önce istenen tadı kelimelerle açıklamak, sonra da gerçekten yeniden üretmek, bir kavurma yarışmasını ilginç kılan şey.
Nakamura 16 yıldır dükkânını işletiyor. Önceki dünya yarışmalarında ikinciliğe kadar geldiği bildiriliyor. Kavurmada tek bir doğru cevap olmadığını, çekirdeğin kusurlarını giderirken kişiliğini ortaya çıkarmanın önemli olduğunu söylüyor. Bir şey ters gittiğinde nedenini analiz etmenin bir sonraki adıma götürdüğünü de ekliyor. Evde kavurma yapan biri olarak bu sözleri hem rahatsız edici hem de cesaret verici buldum.
Haziran ayında Japonya'yı Belçika'daki dünya şampiyonasında temsil edecek ve üçüncü denemesinde ilk şampiyonluğunu hedefliyor. Finalde kullanılacak kavurma makinesiyle çalışmak için yurt dışına gitmeyi de planlıyor. "Dünya şampiyonluğu kazanmak, Okinawa kahvesinin ne kadar yüksek bir seviyede olduğunu insanlara gösterme fırsatı olabilir" sözü de aklımda kaldı.
Sessiz kavurma işinin bir bölgenin kahvesi için tanınmaya dönüşmesini okumak gerçekten hoş. Dünya şampiyonasının sonucunu ben de merak ediyorum.
Kaynak: Ryukyu Shimpo
Hacim arttıkça kavurmaları tutarlı tutmaya dair Perfect Daily Grind Español rehberini okudum ve pratik odağını faydalı buldum. Temel fikir, tutarlılığın çok hassas profillerden çok istikrarlı, disiplinli bir rutinden geldiği.
ABD'nin Black Mountain kentinde bir kavurma evi işleten yazar Daniel Lancaster, her zaman aynı şekilde, aynı sıcaklıkta ve aynı sürede yapılması gereken ön ısıtmayla başlıyor. Ardından ham kahvenin nemini, yoğunluğunu ve sıcaklığını kontrol etmenizi, kavurma odasının nem ve sıcaklığını da kaydetmenizi istiyor; çünkü bunların hepsi ısı transferini değiştiriyor.
Dikkatimi çeken kısım, partiler arası protokol: soğutma tepsilerini kontrol etmek, kabukları ayırmak, davulu incelemek ve makineyi yeniden başlatmak. Makaleye göre bu aşama günden güne oluşan değişimlerin çoğunu açıklıyor, bu yüzden referans profiller tekrarlanabilir bir protokol içermeli. Ayrıca günün kavurmalarını açık ve yoğun kahvelerden koyu ve daha az yoğun olanlara doğru sıralamayı, hacmi onaylanmış siparişlere göre tahmin etmeyi ve taze kalması için ham kahve stokunu döndürmeyi öneriyor.
Makine boyutu da önemli: küçük bir makine, toparlanma süresi olmadan art arda parti yapmayı zorunlu kılar; büyük bir makine ise farklı davranan kısmi yüklemeler üretir. Fransa'daki Café Mokxa, 12 kg'lık bir kavurucudan 60 kg'lık bir kavurucuya geçti ve altı adet 10 kg'lık parti yapmaya göre daha az hata yaşadı. Yazı ayrıca üretimin başında, ortasında ve sonunda cupping yapılmasını öneriyor.
Bir uyarı: makale IMF Roasters tarafından sponsorlu ve ekipmanlarını tanıtıyor, bu yüzden o bölümü biraz mesafeli okumak yerinde olur. Yine de rutin tavsiyeleri her kavurucuya uyar.
Kaynak: Perfect Daily Grind Español
Producer & Roaster Forum'un (PRF) ilk kez Meksika'ya geldiğini öğrenmek beni sevindirdi. 12. etkinlik 18-19 Mart 2027'de Tuxtla'daki Polyforum Chiapas'ta yapılacak, Sourcing Trip deneyimi ise 14-17 Mart arasında gerçekleşecek.
45'ten fazla ülkeden kavurucuların da yer alacağı, 4.500'den fazla profesyonelin katılması bekleniyor; bu da şimdiye kadarki en büyük PRF olması anlamına geliyor. Organizatörler 15,5 milyon doların üzerinde iş fırsatı öngörüyor; bunun en az 1,82 milyon doları Chiapas'ta kalacak ve 300'den fazla doğrudan ve dolaylı iş yaratılacak.
Programda Cropster'ın sponsorluğundaki altıncı Küresel Kavurma Şampiyonası, sekizinci Soğuk Demleme Şampiyonası, üçüncü Dünya Kupaj Şampiyonası ve toprak sağlığına odaklanan Belco'nun üçüncü Suelo de Excelencia yarışması yer alıyor. Ayrıca Producer-Roaster Matchmaking oturumları, konuşmalar ve paneller olacak (konuşmacı başvuruları açık) ve Global Coffee Awards 2026 finali yapılacak; burada bölgesel kazananlar dünyanın en iyi kavurucusu unvanı için yarışacak. 2025 şampiyonu Huracán Coffee'den Vytautas Kratulis'ti. GCA'nın Avrupa etkinliği Ekim'de yapılacak ve numunelerin 21 Ekim'den önce ulaşması gerekiyor.
Bağlam olarak, Meksika dünyanın en büyük on bir kahve ihracatçısından biri ve USDA, 2026/27 hasadında üretimin 60 kg'lık 4,1 milyon çuvala çıkmasını bekliyor. Kişisel olarak bunu, evine çok daha yakın bir buluşma noktası kazanacak küçük Latin Amerikalı kavurucular için iyi bir işaret olarak görüyorum.
Kaynak: Perfect Daily Grind Español
Beni sevindiren bir habere denk geldim: Minas Gerais'in tarımsal araştırma şirketi Epamig'in kavurma ustası Fábio Milan Pereira, 2026 Brezilya Kavurma Şampiyonası'nı kazandı. Yarışma 6-8 Mayıs tarihlerinde Varginha'daki Minas Gerais Kahve Ticaret Merkezi'nde yapıldı ve Brezilya Specialty Kahve Derneği (BSCA) tarafından düzenlendi.
Jüri onu, specialty kahveyi en iyi duyusal profille sunduğu ve kendi sunduğu kavurma planına en sadık şekilde bağlı kaldığı için seçti. İkinci ölçüt bence çok ilginç; çünkü iyi kavurmanın aynı zamanda plan yapabilmek ve planlananı tekrar edebilmek anlamına geldiğini gösteriyor.
En dikkat çekici ayrıntı yaşı: 21 yaşında, Machado Federal Enstitüsü'nde tarım okuyor ve neredeyse üç yıldır Epamig'de çalışıyor. Machado deneme tarlasında üretilen tüm kahveleri kavuruyor. Bu yarışması sadece ikincisiydi; Nisan sonunda Andradas'taki bölge şampiyonasında ikinci olmuştu. Kahve üreten bir aileden geliyor ve başta veterinerliği düşünüyormuş, ancak teknik eğitim sırasında çalışma gruplarında kahve kalitesine olan ilgisi büyümüş.
Onun anlattığına göre kavurma ustalığı, makinenin teknik kontrolünü çekirdeğin özelliklerini okumakla birleştiriyor. Plan giriş ve çıkış sıcaklıkları, verim, renk ve tatlılık, asidite ve son tat gibi duyusal özellikleri içeriyor. Yarışmalık kavurmayı tasarlamadan önce kahveyi en az bir kez tadıyor.
Bu zafer, Haziran ayında Brüksel'de yapılacak 2026 Dünya Kavurma Şampiyonası'nda Brezilya'yı temsil etme hakkını getirdi. Kahve dünyasında onun gibi daha çok genç görmeyi diliyorum.
Kaynak: Agrolink (Agricultura-MG)
Gambero Rosso, büyük markaları, orta ölçekli kavurmacıları, zanaatkâr kavurma atölyelerini ve specialty laboratuvarlarını bir araya getiren güncel sektör haritası Caffè e Torrefazioni d'Italia 2026'yı tanıttı. En çok dikkatimi çeken değerlendirme yöntemi oldu.
Profesyonel tadımcılardan oluşan bir panel, binlerce ürünü dört hazırlama yöntemiyle tattı: espresso, moka, filtre ve tek porsiyon. Her kahve standart protokollere göre kör tadıma tabi tutuldu. Puanlar "değirmen" sistemiyle veriliyor: bir değirmen tamamen tatmin edici kaliteyi, iki bir üst seviyeyi, üç ise mutlak mükemmelliği gösteriyor. Her ürün ayrıca duyusal haritası olan ayrıntılı bir kartla geliyor.
Rehber ayrıca 15 Special Award Torrefazione ödülü veriyor. Caffè Agust, tüm ürün yelpazesinin kalitesi nedeniyle yılın kavurmacısı seçildi; Cafezal Specialty Coffee Roasters arabika seçimi ve kavurması nedeniyle specialty kavurmacı ödülünü kazandı; Ditta Artigianale mükemmellik kavurmacısı, Caffè Putto ise zanaatkâr kavurmacı olarak ödüllendirildi. Lavazza, yüzde 100 yeşil tek porsiyon Tablì kapsülüyle sürdürülebilirlik ödülünü, Caffè Pascucci ise gübreye dönüşebilen kompost kapsülüyle inovasyon ödülünü aldı.
En çok hoşuma giden ödüller arasında, İtalya'daki ilk gerçek kahve plantasyonu için Caffè Morettino'ya verilen ödül ve tüm kıtalarda Coffee Academy'leri bulunan Mokaflor'a verilen ödül var. Kimbo gurme kavurmacı, Essse Caffè Masini karışımıyla geleneği koruyor, Bialetti ise alternatif kahve dalında ödüllendirildi.
Bana göre bir rehberin dev şirketleri ve küçük zanaatkârları açık kriterlerle aynı listeye koyması faydalı. Gelecek sayılarda değerlendirmelerin nasıl gelişeceğini görmek isterim.
Kaynak: QuiFinanza
Daha önce kahvenin sadece çekirdekleri makineye koymak, belirli bir süre beklemek ve sonra çıkarmak olduğunu düşünüyordum. Ancak, konu hakkında daha fazla araştırma yaptıkça, bu düşüncenin ne kadar basit olduğunu fark ettim.
Gerçekte, bir kahve kavurma işlemi, birbirini takip eden bir dizi kararı içerir: hammadde hazırlığı, hedefin belirlenmesi, çekirdeklerin yüklenmesi, işlemin izlenmesi, profilin geliştirilmesi, işlemin sonlandırılması, soğutma, ürünün kontrol edilmesi ve verilerin kaydedilmesi. Her bir adım, sonraki kavurma işlemini etkiler.
En çok aklımda kalan şey, makineyi çalıştırmadan önce sorulan soru: "Bu kavurma işlemi ne için yapılıyor?" Espresso için kullanılan kahve, filtre kahve için kullanılan kahveden farklıdır; sütlü içecekler için kullanılan kahve, sade içecekler için kullanılan kahveden farklıdır. Daha büyük çekirdekler otomatik olarak daha lezzetli değildir; çekirdeklerin homojenliği, durumu ve saklama koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Kavurma makinesi sadece bir araçtır ve hammaddeye özgü farklılıkları "düzeltemez".
Bu nedenle, "standart" bir sıcaklık veya süre yoktur. Sayılar, makine türünden, kavurma miktarından ve hammadde türünden bağımsız olarak, bir formül gibi algılanabilir. "Kaç dakika kavrulmalı ki lezzetli olsun?" sorusu yerine, "Bu hammadde ve bu hedefle, kavurma işlemi nasıl gelişmeli?" sorusu sorulmalıdır.
Kendime not etmem gereken iki başka nokta var: Soğutma, kavurma işleminin bir parçasıdır, çünkü çekirdekler yanlış şekilde soğutulursa hala değişmeye devam edebilir; ve iki kavurma işleminin aynı olup olmadığını sadece çekirdeklerin rengine bakarak belirlemek mümkün değildir, çünkü önceki ısı değişimleri tamamen farklı olabilir.
Evde kahve kavuran biri olarak, öğrendiğim en önemli şey, her kavurma işlemini dikkatlice not almaktır. Bir kavurmanın gerçekten değerli olması için, neden lezzetli olduğunu anlamak ve aynı sonucu tekrarlayabilmek gerekir.
Kaynak: C&C Coffee
Forbes België dikkatimi çeken bir haberi yazmış: altı yıl aradan sonra Belçika kahve kavurma dünya unvanını yeniden kazandı. Benjamin Brassart, 27 Haziran 2026'da Brüksel'deki World of Coffee fuarında dünya şampiyonu oldu.
Brassart, iki yıldan kısa bir süre önce Benoît Desmaretz ile birlikte Anderlecht'in sanayi bölgesinde bağımsız bir kavurma atölyesi olan Boo Coffee Roasters'ı kurmuş. Sorumluluğunu ciddiye alan üreticilerden, özenle seçilmiş çekirdeklerle çalışıyorlar. Bu kadar genç bir kavurma atölyesinin bu kadar kısa sürede dünya zirvesine çıkmasını oldukça dikkate değer buluyorum.
Haberde sektörden iki isim de konuşuyor. OK Coffee Studio'dan Thomas Wyngaard, bu unvanın Belçika horeca (otel, restoran ve kafeler) sektöründe specialty kahveye daha fazla ağırlık kazandıracağını, ancak ekonomik etkinin sınırlı kalacağını düşünüyor. İthalatçı Efico'nun specialty birimi Cuprima'dan Maxime Lemploy ise specialty kahveyi slow food akımıyla ilişkilendiriyor: yerel ürünler, şeffaflık ve üreticiler için adil fiyatlar.
Rakamlar tabloyu daha net gösteriyor. Specialty kahve dünya kahve pazarının yaklaşık yüzde 2'sini oluşturuyor ama diğer kısımdan çok daha hızlı büyüyor. Specialty Coffee Association'ın bir araştırmasına göre, Amerikalı yetişkinlerin yüzde 47'si her gün specialty kahve içiyor; geleneksel kahve içenlerin oranı ise yüzde 42. Belçika için henüz güvenilir tüketim verisi yok, ama özellikle Brüksel ve Anvers'te kahve barları çoğalmaya devam ediyor.
Wyngaard bir ayrışma bekliyor: bir yanda ucuz kitlesel kahve, diğer yanda en üst kalite ve aradaki daha küçük bir orta segment. Geleneksel ithalatçıların specialty ithalatçıları giderek daha sık satın aldığını da görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda bunun fincanlarımızdaki kahveyi nasıl değiştireceğini merak ediyorum.
Kaynak: Forbes België
New Mexico'daki bir deney, daha önce hiç düşünmediğim bir soruyu gündeme getiriyor: sıradan bir tambur kahve kavurma makinesi, ısı olarak depolanmış güneş enerjisiyle çalışabilir mi? Daily Coffee News, Sandia National Laboratories'in bu fikri Albuquerque'deki kavurucu Michael Thomas Coffee ile test ettiğini bildiriyor.
Düzen şöyle işliyor: Fotovoltaik paneller elektrik üretiyor, bu elektrik ısıya dönüştürülüp bir kaya yatağında depolanıyor. Gerektiğinde depolanan ısı kavurma tamburuna veriliyor; Sandia'nın sistem mühendisi Ken Armijo bunu dolaylı güneş ısıtması olarak adlandırıyor. Sistem açık, orta ve koyu kavurmaları gerçekleştirdi, sıcaklık 600 santigrat dereceye kadar çıktı ve koyu kavurmanın süresi birkaç dakika kısaldı.
İşletme sahibi Michael Sweeney, daha hızlı devir hızına dikkat çekti: Sistem, kavurucunun partiler arasında daha hızlı ısınıp soğumasına imkân veriyor ve bu da günlük üretimi artırabilir. Kaya yatağı ısıyı uzun süre, belki günlerce tutabiliyor; bu yüzden güneş yokken de kavurmaya devam edilebilir. Albuquerque, yılda yaklaşık 300 güneşli gün olduğu için seçildi.
Uzun vadeli hedef, mevcut doğalgazlı kavurucuya eklenebilen bir kit; böylece dükkânların makinelerini değiştirmesi gerekmeyecek. Sandia projeyi, doğalgaz kullanımını büyük ölçüde azaltabilecek bir kavram kanıtı olarak tanımlıyor. 2022'deki önceki bir çalışmada yoğunlaştırılmış güneş ışığıyla yeşil biber kavrulmuş ve Sandia'ya göre kavurma süresi yarıya inmiş.
Proje, New Mexico'nun Technology Readiness Gross Receipts girişimi tarafından finanse ediliyor ve bir işbirlikçi araştırma anlaşması kapsamında yürütülüyor; ABD'de patentli Sandia termal depolama teknolojisi kullanılıyor. Kavurma profili kontrolünün nasıl yapıldığını merak ediyorum; makale bunu ayrıntılı anlatmıyor.
Kaynak: Daily Coffee News
Perfect Daily Grind, kavurucuların kendi pazarlarının ötesinde nasıl bir itibar inşa edebileceğini, Litvanya'nın Vilnius kentindeki Huracán Coffee üzerinden anlattı. 1999 yılında ülkenin ilk özel kahve kavurma evi olarak kurulan Huracán, 2025 yılında El Salvador'da düzenlenen Global Coffee Awards dünya şampiyonasında Dünyanın En İyi Kavurucusu seçildi. Yarışmaya 125'ten fazla ülkeden 2.000'in üzerinde numune geldi ve kör değerlendirmeyle yapılan final turuna 16 ülkeden yalnızca 30 kavurucu kaldı.
Kurucu Vytautas Kratulis, ilk adımın kendi pazarında ustalaşmak olduğunu söylüyor. Bunun yıllar sürebileceğini belirten Kratulis, insanların henüz tadını çıkarmayı öğrenmediği kahveleri tanıtırken yerel topluluğu da anlamak gerektiğini ekliyor. Rakipleri taklit etmek yetmez; ayırt edicilik, net bir bakış açısından gelir. Örneğin daha az bilinen menşeilerden tedarik yapmak gibi. Ona göre yarışmalar uluslararası güvenilirlik kazandırırken etkinlikler uluslararası ilişkiler yaratıyor.
Zaferin altı ay sonrasında Almanya, Avusturya, Hollanda, Norveç, Polonya ve Romanya'dan müşteriler Huracán'ı bulmaya başlamıştı. Birleşik Krallık, İsveç, İspanya ve Portekiz'de de ilişkiler gelişiyordu. Kavurma evi, damlatma aleti üreticisi Shelbru gibi ortaklarla da çalışıyor ve Huracán Scout adlı bir hazır kahve satıyor.
Söz ettiği risk, markanın seyrelmesi. Kavurma profillerinde veya ürün gamında küçük değişiklikler, markayı satmayı kolaylaştırabilir ama tanınmasını zorlaştırabilir. Bu uyarıyı düşünceli buldum. Litvanya'da yalnızca yaklaşık 30 kavurucu var; dolayısıyla küçük bir pazar, bir kavurma evinin hedeflerini sınırlamak zorunda değil.
Kaynak: Perfect Daily Grind