Kuş gözlemciliği her zaman yanınızda taşıyabileceğiniz bir hobidir; bahçede, ormanda ya da deniz kenarında. Başladığımda aldığım en iyi tavsiye ocak ayında başlamaktı. O dönemde ülkedeki tür sayısı sınırlıdır ve sık gördüğünüz kuşları öğrenmek en kolayıdır. Kışın bir kuş yemliği çok değerlidir, çünkü o zaman kuşlar size gelir.
Ekipman olarak pek bir şeye ihtiyacınız yok. İyi bir kuş rehberi edinin. «Fågelguiden» standart kitaptır, ama yeni başlayan biri için en yaygın türleri anlatan daha basit bir kitap daha az bunaltıcı olabilir. Bir el dürbünü her şeyi daha keyifli hale getirir. İşe ödünç alarak ya da ikinci el bir tane satın alarak başlayabilirsiniz. Telefondaki bir kuş uygulaması da pratik bir seçenektir.
Bana en çok yardımcı olan şey olasılıkla düşünmekti. Kışın ortasında bir «küçük karasırtlı martı» görüyorsanız, bunun büyük karasırtlı martı olma ihtimali daha yüksektir. Yemlikteki bir «akbaştankara» sürüsü de neredeyse her zaman uzun kuyruklu baştankaradır. Önce yaygın türleri elemeyi öğrenin. Hepsinden önemlisi, alçakgönüllü olun ve kuşları rahatsız etmeyin, özellikle de kuluçka döneminde.
Gözlemlerinizi Artportalen'e bildirmek hem eğlenceli hem de faydalıdır. Gözlemleriniz İsveç'in kuş faunasına dair bilgiye katkı sağlar ve geriye dönüp bakabileceğiniz bir saha günlüğünüz olur. Yerel bir dernek aracılığıyla diğer gözlemcilerle birlikte dışarı çıkmak ise muhtemelen en çok şey kazandıran deneyimdir.
Benim tavsiyem sonuç almak için acele etmemeniz. Her seferinde bir ötüş öğrenin, şafakların tadını çıkarın. Bir gün bakarsınız, mümkün olduğunu düşündüğünüzden çok daha fazla türü duyup tanıyorsunuz.
Kaynak: Natursidan
Doğa korumadan bazen iyi haberler gelir, bu da benim özellikle sevdiğim haberlerden. BirdLife Sverige, Güney Kumkuşu Projesi kapsamında yetiştirilen en az on bir güney kumkuşunun bu yıl Öland'a döndüğünü ve altısının üremeyi denediğini bildiriyor.
Proje, Nordens Ark ve BirdLife Sverige tarafından Postkodlotteriet desteğiyle yürütülüyor ve 2023'te başladı. O dönemde İsveç'te yaklaşık 40 çiftin kaldığı tahmin ediliyordu; yüz yıl önceki sayının küçük bir kısmı. Yöntem şöyle: yuvalar ve yumurtalar bulunuyor, yumurtalar yavruların yırtıcılardan korunduğu bir yetiştirme istasyonunda kuluçkaya yatırılıyor ve uçabilecek hale gelen yavrular Öland'ın bataklık çayırlarına bırakılıyor. Ardından yabani kuş olarak yaşıyor ve kuzey ile kuzeybatı Afrika'da kışlıyorlar. Bireysel renkli halkalar, geri döndüklerinde tanınmalarını sağlıyor.
Bu yıl Öland'ın güneyindeki bataklık çayırlarına uçmaya hazır 24 genç bırakıldı. Bazılarının yırtıcılara, büyük ihtimalle vaşaklara, yem olduğu düşünülüyor. İlkbahar kuraktı ve birçok su birikintisi erken kurudu, yumurta yırtıcılığı da yüksekti; ancak sonradan daha fazla yağış geldi ve koşullar iyileşti. Geri dönen kuşların birkaçı kendisi üredi ve yumurta bıraktı; bir kısmı proje tarafından bakıma alındı ve yeni bir nesil ortaya çıktı.
BirdLife Sverige'de proje lideri Eleonor Karlsson, göçmen kuşların ilk göçünün en riskli olduğunu ve her bireyin çok değerli olduğunu hatırlatıyor. Nordens Ark'ta doğa koruma müdürü Emma Nygren ise türün sayımının zor olması ve tüm bataklık çayırlarının ziyaret edilememesi nedeniyle gerçek dönen sayısının on birden fazla olduğuna inanıyor.
Bir kuş meraklısı olarak renkli halkaların hikayenin en güzel yanı olduğunu düşünüyorum: tek tek kuşları yumurtadan dönüşe kadar takip edebiliyorsunuz. Bu, aksi halde kolayca yok olabilecek bir tür için umut veriyor.
Kaynak: BirdLife Sverige
Burung Indonesia, Dünya Nehirler Günü için bir yazı yayımladı. Kuş gözlemi yapan biri olarak nehirlerin çoğu zaman unutulduğunu düşünüyorum. Dünya Nehirler Günü her yıl Eylül ayının dördüncü Pazarı günü kutlanıyor. 2005'te BM, "Yaşam için Su" Eylem On Yılı'nı başlatınca bu gün ilk kez anılmaya başlandı. Fikir nehir aktivisti Mark Angelo'dan çıkmış.
Yazı, nehir kıyılarında yaşayan birkaç kuşu tanıtıyor. Yaka yalıçapkını (Todiramphus chloris), IUCN 2026 listesinde Az Endişe kategorisinde ve dallardan dalarak balık ile küçük hayvanları avlıyor. Yaklaşık 46 cm boyundaki Java balıkçıl (Ardeola speciosa), kıyılarda avını bekliyor. Diğer ikisi çok daha endişe verici. Beyaz omuzlu ibis (Pseudibis davisoni) Kritik Derecede Tehlike altında ve bugün dünyada yalnızca Laos, Kamboçya ve Endonezya'da kalmış durumda; Doğu Kalimantan'daki Mahakam Nehri'nde kaydedilmiş. Java'ya özgü mavi kulaklı yalıçapkını (Alcedo euryzona) da Kritik Derecede Tehlike altında ve ormanlık alanlardaki nehirlere bağlı.
En üzücü olanı, Java'ya özgü ve Kritik Derecede Tehlike altında olan, muhtemelen yok olmuş Java kızkuşu (Vanellus macropterus). 1930-1940'tan beri doğrulanmış bir kayıt yok ve 2001-2012 arasındaki araştırmalarda da bulunamamış.
Yazıdaki su kalitesi rakamları beni şaşkına çevirdi. 2025'in ilk yarısındaki izleme, 1.482 nehirdeki 4.482 noktayı kapsamış: noktaların yüzde 70,7'si kirliymiş ve yalnızca yüzde 29,3'ü kalite standartlarını karşılıyormuş. DKI Cakarta, Riau Adaları ve Güney Papua'da ölçülen her nokta kirlenmiş.
Önerileri basit: nehirlere çöp atmamak, tek kullanımlık plastiği azaltmak, kıyı bitki örtüsünü korumak ve çevredeki yaşam alanlarına zarar vermemek. Yazının sonundaki alıntı da yerinde: sağlıklı bir nehir yalnızca akan su değildir.
Kaynak: Burung Indonesia
Doğa Derneği'nin duyurduğu habere göre BirdLife International, Kenya'daki Küresel Göç Yolları Zirvesi'nde Dünya Kuş Raporu'nu yayımladı. Dört yılda bir çıkan rapor bu kez ilk defa göçmen kuşlara ve göç yollarına odaklanıyor. Kuş gözlemcisi olarak bu başlık beni doğrudan ilgilendiriyor, o yüzden önemli noktaları not ettim.
Raporun ana bulgusu kasvetli: göçmen kuş türlerinin yaklaşık yarısının, Doğa Derneği'nin başlığıyla %45'inin sayısı azalıyor ve her dokuz türden biri nesli tükenme tehlikesinde. İnce gagalı kervançulluğunun (Numenius tenuirostris) son kaydı 1995 Şubat'ında Fas'taki bir lagündendi; tür 2025'te soyu tükenmiş ilan edildi ve bu, son yüzyıllarda Avrasya ve Afrika'da yaşanan ilk küresel kuş yok oluşu oldu. En çok deniz kuşları ve kıyı kuşları risk altında.
Yine de haberin umut veren bir yanı var. Yabancı türler, tarımsal yoğunlaşma, iklim değişikliği ve avcılık gibi tehditlere müdahale edildiğinde sonuç alınıyor; tehditler tüm göç yolu boyunca ele alınınca popülasyonlar toparlanabiliyor. Küçük akbaba için yürütülen uluslararası çalışmalar, Balkanlar'daki üreme popülasyonunun gerilemesini durdurmuş.
Raporun editörü Dr. Stuart Butchart göçmen kuşları ekosistemin “nöbetçileri” olarak niteliyor ve korumanın göç yolu ölçeğinde yapılması gerektiğini söylüyor. Zirvede Nairobi Göç Yolları Deklarasyonu da imzalandı. Doğa Derneği Genel Koordinatörü Serdar Özuslu ise Türkiye'nin üç biyoçeşitlilik sıcak noktası barındırdığını ve Avrupa ile Afrika arasındaki göç için kritik bir ekolojik köprü olduğunu vurguluyor.
Bence bu raporun bize söylediği şey basit: bir kuşu sadece bulunduğu yerde korumak yetmiyor, gittiği her durağı da düşünmek gerekiyor. Ayrıntılar için raporun sayfası sowb.birdlife.org adresinde.
Kaynak: Doğa Derneği
Sonbaharda kuş gözlemi yapan herkes için iyi bir haberim var. OTOP, 29 Eylül'de EuroBirdPortal (EBP) tarayıcısının yeni sürümünü duyurdu; adresi eurobirdportal.org/pol/pl. İlk kez Avrupa'da düzenli görülen tüm kuş türlerini kapsıyor.
Her gün güncellenen animasyonlu haritalarda neredeyse 600 tür takip edilebiliyor: AB'de doğal olarak yaşayan 477 tür, kendi kendini sürdüren üreme popülasyonları olan 32 tanıtılmış tür ve seçilmiş 58 plansız tür. 2010'dan bu yana veritabanına 750 milyon gözlem girdi; bunların 76 milyonu 2026'da. 21 platformdan gelen veriler her gün, 41 ülkeden 52 ornitoloji kuruluşunun oluşturduğu bir ağ tarafından işletilen ortak veritabanına akıyor.
Polonya'daki ortak, ornitho.pl portalını işleten ve Polonya'da eBird'in ana ortağı olan OTOP. EBP'nin ilk sürümü 2015'te oluşturuldu; 2019'dan beri bir günlük gecikmeyle "canlı" çalışıyor. Genişletme, AB'nin LIFE programının "LIFE EBP Reinforcement" projesi kapsamında finanse edildi.
Pratik bir ayrıntı: haritalar bir önceki yılla karşılaştırılabiliyor, yan yana konulabiliyor, sosyal medyada paylaşılabiliyor ve web sitelerine gömülebiliyor. Metinde, örneğin bu sezon ve geçen sezon sonbahar turna göçü gösteriliyor; şu an için çok yerinde.
En çok sevindiren vurgu, bu haritaların arkasında Avrupa genelinde 200 binden fazla gönüllünün bulunması ve gözlemlerini ornitho ile eBird'e girmeleri. Sıradan bir gözlemcinin her kaydı göçün bu resmine gerçekten katkı sağlıyor; bence bu, yaygın türleri de bildirmek için en iyi gerekçe.
Kaynak: OTOP
Hollanda'daki kuş gözlemciliğinde yine gerçekten ilginç bir şey oluyor: ceviz kuşları geldi. Vogelbescherming Nederland'a göre 8 Ekim'de yaklaşık 30 tanesi görüldü; çoğu Drenthe'de ve ülkenin kuzeydoğusunda. Bu tür çoğu gözlemcinin her yıl göremediği bir tür olduğu için bence güzel bir haber.
2026'nın ilk kuşu 28 Ağustos'ta Waddinxveen yakınlarında Dirk van Doorn tarafından fotoğraflandı; kendisi de şaşırdı. 27 Eylül'de Westmaas'ta bir gözlem daha yapıldı ve ardından sayılar hızla arttı. Drenthe'de Gasteren yakınlarındaki bir kuş daha uzun süre kaldı ve düzinelerce meraklıyı çekti. Üstten uçan kuşlara dair birçok belirsiz bildirim de var; Ekim'de daha fazlasının ortaya çıkması bekleniyor.
Ceviz kuşu, büyük gagalı, beyaz benekli kahverengi tüylü ve siyah-beyaz kuyruklu, kargaya benzer bir kuş. Uçarken alakarga gibi görünür ama daha hızlı ve daha düz uçar. Bazı kuşlar şaşırtıcı derecede evcil. Yazıdaki ipucu işe yarar: bahçelerde, parklarda ve ormanlarda fındık ağaçlarına bakın, çünkü ceviz kuşları fındığa bayılır.
Bu bir istila türü. En büyük istila 1968'de oldu; Ağustos'tan itibaren binlerce kuş geldi ve bazıları 1969 baharında yuva bile yaptı. Daha küçük istilalar 1971, 1977, 1985 ve 1991'de geldi; en son çok küçük olan ise 2008'de. Yani bu tür ülkemizde giderek nadirleşiyor.
Kuşların büyük ihtimalle bir kısmı Sibirya'dan, belki de Kuzey İskandinavya ve Finlandiya'dan geliyor. Sibirya çamı ve ladin tohumları azaldığında, ince gagalı ceviz kuşu büyük sayılarda batıya göç eder; 2026 yazının sonunda Finlandiya'da çok sayıda göçmen görüldü. Bana kalırsa Sibirya'daki bir gıda kıtlığının Drenthe ormanında birdenbire görülebilmesi çok etkileyici.
Kaynak: Vogelbescherming Nederland
SEO/BirdLife, «Somos Ciencia, Somos Acción» (Biz bilimiz, biz eylemiz) dizisinin ikinci videosunu yayımladı. Video yurttaş bilimine odaklanıyor ve başrolde 2026 Yılın Kuşu olan Avrupa saka kuşu var. Dürbünle kuş gözlemi yapan insanların da yararlı veri sağlayabileceğini hatırlatmak için iyi bir yol olduğunu düşünüyorum.
Asıl soru, kuşların azaldığını nereden bildiğimiz. Kuruma göre cevap, her yıl sahaya çıkıp gözlem yapan, sayan ve verilerini paylaşan binlerce insanda yatıyor. SEO/BirdLife, 12'den fazla yurttaş bilimi programını yürütüyor; sayımlarda ve diğer izleme çalışmalarında 3.000'den fazla gönüllü yer alıyor. Toplamda her yıl 18.000'den fazla kişi gönüllü programlarına katılıyor ve yaklaşık 16 milyon veri toplandı.
«El Estado de las Aves de España 2024» (2024 İspanya'nın Kuş Durumu) raporu endişe verici bir tablo çiziyor. Yaygın kuşlara yönelik izleme programları Sacre (ilkbahar), Sacin (kış) ve Noctua (gece kuşları) genel bir düşüşe işaret ediyor. İlkbaharda türlerin yüzde 43'ü 1998'e göre azalmış durumda; gece kuşlarının da yarısından fazlası gerilemede. Etkilenen türler arasında serçe, ebabil, florya ve saka kuşu bulunuyor.
Saka kuşunun nüfusu hâlâ büyük, ancak ticari amaçlı yasa dışı avlanma, kafeste tutulma ve aşırı pestisit ile herbisit kullanımının etkileri altında. Sacre programına göre nüfusu yüzde 7,3 oranında ılımlı bir düşüş gösteriyor. Katkıda bulunmak için profesyonel bir bilim insanı olmak gerekmiyor: önemli olan yıllar boyunca gözlemlerin düzenli olması.
Kaynak: SEO/BirdLife
Nisan ayında Tayvan Yaban Kuşları Derneği tarafından yayımlanan 2026 karakaşlı kaşıkgagalı kuş sayım sonuçlarını görünce, bunun nadir bir iyi haber olduğunu düşündüm. Tayvan'da 4.719 kuş kaydedildi; bu tarihi bir rekor ve geçen yıla göre 550 kuş fazla. Artış oranı yüzde 13,2 ve bu, kışlama alanları arasında tek yılda görülen en yüksek artış. Dünya genelindeki toplam sayı 7.746, 2025'e göre yüzde 11,1 fazla. Tayvan bunun yaklaşık yüzde 61'ini barındırıyor; yani ada, türün en önemli kışlama alanı.
Diğer kışlama alanlarındaki sayılar şöyle: Çin 1.849, Japonya 757, Hong Kong ve Shenzhen'deki Houhai Koyu 291, Vietnam 72, Güney Kore 39, Makao 12 ve Filipinler 7. Tayvan içinde Tainan şehri 2.034 kuşla hâlâ en fazla kuşu barındırıyor, ancak payı düştü. 1.515 kuşla Chiayi ilçesi en belirgin artışı gösterdi; bu da bir rekor. Changhua ile Yunlin sınırındaki Zhuoshui Nehri ağzında 465, Yilan ilçesinde 53 kuş sayıldı; her ikisi de önceki rekorların üzerinde. Adanın 15 ilçe ve şehrinde kuş kaydedildi; bu, daha geniş bir yayılım ve popülasyonun kuzeye doğru genişlediğine işaret ediyor. Kasım 2025'te Tainan Yaban Kuşları Derneği Yunlin'den Kaohsiung'a kadar olan kıyıyı incelediğinde 5.000'den fazla kuş saymıştı; bu, Ocak sayımıyla uyumlu.
Haber ayrıca iyi haberin gevşemek için bir neden olmadığını hatırlatıyor. IUCN 2025'te türün tehdit kategorisini Tehlikede (EN) seviyesinden Hassas (VU) seviyesine indirdi, ancak uygun yaşam alanları popülasyon artışına ayak uyduramıyor. Bu yıl Kaohsiung'daki Yong'an ve Qidun sulak alanlarında botulizm salgını yaşandı; 45 kuş kurtarıldı, ama yalnızca 14'ü hayatta kalıp doğaya salınabildi.
Ayrıca 21 Mart, ilk Uluslararası Karakaşlı Kaşıkgagalı Kuş Günü'ydü. Kuş gözlemciliğini seven biri olarak bu sayımın anlamını şöyle görüyorum: Sayılar artıyor, çünkü her yıl birileri bunları özenle sayıyor ve birileri sulak alanları koruyor. Giderek daha fazla kuşun burada kalıp kalamayacağı, yaşam alanı korumasının buna ayak uydurup uyduramayacağına bağlı.
Bir kuş severi olarak bu haber beni çok sevindirdi. Phong Nha-Ke Bang Milli Parkı 17 yeni kuş türü kaydetti ve parktaki toplam tür sayısı 353'e yükseldi. Tuoi Tre Online'a göre yeni türler, kireçtaşı dağlarındaki yapraklarını dökmeyen ormanlarda, toprak dağlarda, nehir ve dereler boyunca, sulak alanlarda ve orman ile çayırlık arasındaki geçiş bölgesinde görüldü.
Aynı zamanda iki kuş gözlem noktası deneniyor: biri milli parkın içinde, diğeri Dong Chau - Khe Nuoc Trong Doğa Koruma Alanı'nda. Amaç ekoturizmi geliştirmek. Yönetim kurulu başkan yardımcısı Bay Dinh Huy Tri, araştırma ekibinin tür bileşimi, yaşam alanları, dağılım ve kuş topluluklarına etkisi hakkında veri toplamak için 13 güzergâhı incelediğini söyledi. Bazı ziyaretçilerle yapılan anket, birçok kişinin özellikle parlak tüylü türler için kuş gözlemini denemek istediğini gösterdi.
Dikkat çeken şey ihtiyatlı yaklaşım. Araştırma ekibinin üyesi Bay Tran Xuan Mui, kuş gözleminin sıradan bir gezi turu olmadığını vurguladı. Organizatörlerin her türün davranışını, yaşam alanını ve ortaya çıkma zamanını bilmesi gerekiyor. Kuşları uygunsuz şekilde çekmek doğal davranışlarını bozabilir; özellikle chích đá vôi ve khướu đá mun gibi endemik ve nadir türler için bu önemli.
Gözlem noktalarını seçmenin kriterleri arasında tür çeşitliliği, kuş görme olasılığı, yaşam alanı özellikleri, erişilebilirlik ve insan etkisinin düzeyi yer alıyor. Ekip ayrıca kuş dağılımına ilişkin bir veri tabanı ve CBS haritaları hazırladı. Yüksek ekolojik değere sahip alanlar sıkı biçimde korunacak ve yalnızca uygun yerler ziyaretçi kabul edecek.
Benim gibi kuş seven biri için bu olumlu bir işaret: kuş gözlem turizmi, koruma önce gelirken büyüyebilir. Bu noktaların bu ruhla işletilmesini umuyorum.
Kaynak: Tuoi Tre Online
Bu günlerde sonbaharın derinleştiğini hissediyorum. Bird Research'ün Seasonal Front Watch sayfası 9 Ekim 2026'da güncellendi ve Dauria kızılkuyruğunun ilk görüşleri Yamanashi ve Chiba bölgelerinden gelmeye başladı. Kış kuşlarına dair haberleri duymak, mevsimin gerçekten değiştiğini hissettiriyor.
Anket, gönüllülerden belirli bir kuşu ilk kez gördükleri ya da duydukları günü bildirmelerini istiyor. Bildirimler, mevsimlerin Japonya'da nasıl ilerlediğini göstermek için haritaya işleniyor. Kuş gözlemi deneyimi olmasa bile katılmanın kolay olduğu belirtiliyor. İlkbahar hedefleri arasında kırlangıç, guguk, küçük guguk, Japon kamışçını, orman baykuşu, Narcissus sinekkapanı ve mavi-beyaz sinekkapanın ilk görüşleri; Japon ötleğeni, tarla toygarı ve Japon göz beyazının ilk ötüşleri; bir de yeşilbaş ördeğin yavrularının ilk görülmesi var. Sonbahar hedefleri ise Dauria kızılkuyruğunun, kara ardıcın ve Rook kargasının ilk görüşleri; örümcekkuşunun yüksek sesli ötüşleri ve göç halindeki kahverengi kulaklı bülbül sürülerinin ilk görüşleri.
Kriterler açık: Japon ötleğeni net bir "ho-ho-kekyo" ötmeli; tarla toygarı yalnızca uçarken ötüyorsa sayılır; kırlangıç ise yalnızca başının üzerinden geçiyorsa değil, yuva yerine bağlılık davranışı gösterdiğinde sayılır.
Bu yılın raporunda örümcekkuşunun yüksek sesli ötüşlerinin gelmeye başladığı ve çeşitli yerlerde şiddetli yağmur yağdığı yazıyor. İlkbaharda orman baykuşu normalden erken kaydedilmiş, Narcissus sinekkapanı da biraz erken görülmüş. Japon ötleğeninin ilk ötüşü 23 Ocak'ta Osaka'da duyulmuş, tarla toygarının ötüşleri ise Ocak sonunda Okayama'da başlamış.
Katılmak isteyen üyeler giriş yapıp "Yakındaki kuşlar" anketi kapsamındaki Seasonal Front Watch web hizmetini kullanabilir. Üye olmayanlar bildirimlerini haritalı e-posta formuyla gönderebilir. Japon ötleğeninin ilk ötüşü ve kırlangıcın ilk görülmesi için tahminler de yayımlanıyor.
Özel bir ekipman olmadan sıradan bir yürüyüşte duyulan seslerin araştırmaya yardımcı olabilmesi harika. Bu sonbahar Dauria kızılkuyruğunun kırmızı kuyruğunu aramak istiyorum.
Kaynak: Bird Research
Her yıl EuroBirdwatch sonuçlarını merakla bekliyorum ve BirdLife'ın bu yılki özeti okumaya değer. 3-4 Ekim tarihlerinde 23.000'den fazla kişi katıldı, 28 BirdLife ortağı Avrupa ve Orta Asya genelinde 927 etkinlik düzenledi ve katılımcılar sonbahar göç rotalarında 4,8 milyon kuş kaydetti. Verileri BirdLife Slovakya topladı, analiz etti ve yayımladı.
Ülke toplamları çarpıcı. BirdLife Finlandiya 1,6 milyon kuş, BirdLife İsveç 742.877 kuş ve MME/BirdLife Macaristan 628.635 kuş kaydetti. En bol üç tür ak yanaklı kaz (750.000), sığırcık (515.000) ve ispinoz (428.000) oldu. Macaristan etkinlik (176) ve katılımcı (3.807) sayısında da birinci oldu; katılımcı sayısında İsviçre (3.414) ve Yunanistan (2.800) izledi. Hollanda'daki Vogelbescherming Nederland, Macaristan'ın ardından 150 etkinlik düzenledi.
İlginç gözlemler böyle bir listeyi eğlenceli kılıyor. Kızıl gerdanlı incirkuşu, Richard'ın incirkuşu ve zeytin sırtlı incirkuşu Belçika, Danimarka ve Hollanda'da; sarı kaşlı çalıkuşu ise Danimarka, İsviçre ve Malta'da görüldü. Yunanistan en az 73 küçük ak alınlı kaz ve Mısır akbabası bildirdi; İtalya'da Bonelli kartalı ve benekli ördek kaydedildi; İskandinavya'da Pallas çalıkuşu, çöl kumkuşu ve kara yüzlü çayır serçesi görüldü. Türkiye 1.128 küçük orman kartalı saydı; Irak listesinde ise Irak timalyası, Sisi keklik, gri başlı sultan tavuğu ve Dalmaçya pelikanları yer aldı.
Yazı, karşılaştırma için önceki yılları da hatırlatıyor: 2023'te 15.000'den fazla katılımcı ve 3,52 milyon kuş, 2025'te ise 27.000'den fazla katılımcı vardı. Bu yılki katılım geçen yıla göre biraz daha düşük, ancak kuş sayısı anılan rakamların en yükseği.
Bu kadar basit bir şeyin, dışarı çıkıp saymanın, tüm göçün bir resmine dönüşmesini seviyorum. Ayrıca bu toplamları asıl olarak kazların, sığırcıkların ve ispinozların oluşturduğunu hatırlatıyor.
Kaynak: BirdLife International